30 Haziran 2014 Pazartesi

Zihinsel Fışkırtılar - 3

Herkes birbirini sikmek istiyordu. Kadınlar erkekleri, erkekler kadınları, erkekler erkekleri, kadınlar kadınları… Tüm yaşamımız birbirimizi sikmek üzerine kuruluydu. Bense dünyayı sikmek istiyordum. Bu harikulade gezegeni. Bu müthiş canlı organizmayı. İki elimi hafif şişkin olan ekvatoruna koymak, ve hafif basık olan kutuplarına bedenimi dayayarak sikmek istiyordum Dünya’yı. Ona doggy yapmak istiyordum. Tek bir loptan oluşan bir göt olarak düşünüyordum bu gezegeni ve şüphesiz ki her erkek biraz götçüydü. Dünya kesinlikle bir göt olmalıydı. Çünkü içinde bu kadar bok barındırmasının başka hiçbir açıklaması olamazdı. Dünya üzerinde bir delik açıp korunmadan sikmek istiyordum onu. “Ben korunmam ve cüzdanında prezervatif taşıyan adamlardan değilim” dediğimde yataktan kalkan kadınlar gibi, sonsuz boşlukta boğazına sarılıp tekrar yatağa atmak istiyordum –ve içine boşalmak. Dünya’ya kendimden bir şeyler katmak istiyordum kısaca. Tanrı’yı da aramıza alıp üçlü yapmak istiyordum. Baba-oğul-kutsal ruh olarak ensestin dibine vurmak istiyordum. Hangimizin baba, hangimizin oğul, hangimizin kutsal ruh olduğu önemsizdi. Her şey önemsizdi, tek istediğim Tanrı’nın ağzına vermek ve tüm kutsal menimi yutmasını sağlamaktı. Hepsini istiyordum. Her şeyi. Tüm bunları istiyordum. Bir bir ve de aynı anda…

İstiyordum. Ama vakit çok geçti.
- Kadıköy’de bir çatı katı
30 Haziran 2014 / Bir Üstüngel Arı
***

Hiç yorum yok: