29 Nisan 2013 Pazartesi

Viva La Oralet! Viva La Circus! Viva La Revolucion!

kafeinsiz kahve ütü bulaşık çocuk iş çalar saat yemek seks zorunlu seks banyo kravat plazma daha büyük plazma toplu taşıma ter kumaş pantolon yanık lastik kokusu kırık plastik leğen çamaşır muşamba masa örtüsü anlamsız biblo kolalı gömlek timsah derisi plazaların en üst katı topuklu çok topuklu ağda kıl kökü retro takıntısı puantiyeli elbise kıvır kıvır deniz kum güneş tabi laik batılı multikültürel tabi italya bambaşka caravaggio romaya yakın mı muhteviyatlı cehennemden yoga yaparak tibete kaçarak ege kasabalarını yağmalayarak yorgoyla sirtaki yaparak allah allah kendimden geçerek rükuya eğilerek organik pazarları dolaşarak sokak satıcılarından ciklet alarak hayvan barınağı ziyaret ederek afrikalı çocuklara acıyarak filistine hamburger roketleri atarak elektronik sesli yanıt sistemiyle konuşarak otomatik vitesli araba fiyatlarını araştırarak değil sadece oralet içerek uzaklaşmak mümkün

27 Nisan 2013 Cumartesi

19

insanlar ikiye ayrılır.şahsi arabası olanlar şahsi arabası olmayanlar.şahsi arabası olmayanlar da ikiye ayrılır. metrobüse binenler trene binenler. metrobüse binenler de ikiye ayrılır. ,kadınlar ve erkekler.kadınlar da ikiye ayrılır kızıl saçlı olanlar ve siyah saçlı olanlar. kızıl saçlılar da ikiye ayrılır. dalgalı olanlar ve düz olanlar. düz olanlar da ikiye ayrılır kısa saçlılar uzun saçlılar. uzun saçlılar da ikiye ayrılır.mavi gözlüler ve siyah gözlüler. mavi gözlüler de ikiye ayrılır. ama henüz bunun reha erdem le ne kadar ilgili olduğunu bilmiyoruz. kaldı 3 durak metrobüsten ineceksin.köprü den karşıya geçip belli yerlerden sağa ve sola dönerek takriben 10 dakika yürüdükten sonra karşıma çıkan kapıyı anahtarla açıp bir de baktım ev.bu hikayenin bu blogta yazılanlarla ne ilgisi oldugunu henüz bende bilmiyorum. 19 yaşındaydım bu kente geldiğim de ve onunla tanışmama vardı daha james dean ölmüştü george best te ölmüştü ve o film çekilmemişti... 19 yaşındaydım 19 yaşında bir çocuk ne kadar saçmalarsa o kadar saçmalıyordum şiir yazıyordum, aşık oluyordum senaryo kuruyordum... hakan geliyordu sonra tavla oynuyorduk film izliyorduk, zengin olmak değil belki ama bir şey olmanın hayalini kuruyorduk... ve yazın otostopla ege turu yapmanın çünkü 19 yaşındaydık...