24 Haziran 2014 Salı

Zihinsel Fışkırtılar

Sanırdım ki bazen güzel şeyler de olabiliyor hayatta. Ama olmuyor. Güzel şeyler ya güzel insanların ya da az okumuşların başına geliyor. Ben o sıralar çirkin bir insanım albayım. Albayını siksinler afedersin. Olmuyor. Deniyorum, olmuyor. Geriye dönüyorum, dönmüyor. Hayat bazen gerçekten de boktan. Fena hem de. Fahişeler mesela fazladan bir 20 liranın pazarlığını yapıyor lan bu hayatta. Yapacak tabi. Yapacak ki sikesin onu hocam. Sikesin ki eve gittiğinde karınla olmaya devam edebilesin. Evin, yuvan, ocağın… Her ne sikimse işte, dağılmasın diye var o fahişeler. 10 liranın 20 liranın lafını yapmayacaksın o yüzden. Neyse ederi vereceksin. Ki bir fahişenin verdiği hizmetin ederlenmesi bile, ki bir insanın fahişe olması bile bu dünyanın ne kadar boktan olduğunun bir göstergesi. O yüzden vereceksin. Herkes verecek. Herkes, önce kendinden verecek abi. Kendinden vereceksin bazı şeyleri. Gururundan vereceksin. Kalbinden, ruhundan, kıskançlığından falan –ama vereceksin. Bir şeyler vermeden bir şeyler alınmıyor bu hayatta. Hatta çoğu zaman birçok şey versen de bir şey alınmıyor. Ama insan alınıyor sonra. Allah’a alınıyor insan, trip atıyor mesela. Eğer inançlıysa. “Allah’ım” diyor, “duy sesimi.” Cevap gelmiyor. “Neyse” diyor sonra kul “sen mşgulsn glba”

- Kadıköy’de Bir Çatı Katı
19 Haziran 2014 / Bir Üstüngel Arı

***

İlk şurada yayınlandı: http://benideoku.com/2014/06/19/zihinsel-fiskirtilar

Hiç yorum yok: