23 Haziran 2014 Pazartesi

Affedilmeyen

Sabaha karşı beş gibi siktiğimin uykusu en az iki kere bölünmüş ve küllük ağzına kadar dolu bir haldeyken, tek gözümle iki aydır kirasını ödeyemediğim evime bakıyordum.Bir sigara daha sarıp eşyalarımı toplamaya başladım.En son aynı sebepten evsiz kaldığımda yazdı sorun olmadı pek parttime olarak çalıstığım yerde uyumak.Ama şimdi hava eksi sekiz derece, koca götlü müdürümüzde benden hiç hoşlanmıyor.Gidip kalayım desem durumu öğrenir öğrenmez beni kovar ve ilk defa orgazm olmuşcasına rahatlar.İşimi de kaybetmek istemem zaten.Neyse eşyalarımı topladım tam gitmek üzereyken ev sahibim geldi.
-Nereye gidiyorsun
-Bilmiyorum
-Para mı ne zaman verirsin
-Bir hafta içinde
Bir hafta mı.Haftada 500 lira kazanan alkolik ve sigara bağımlısı bir adam için verilebilecek en saçma sözdü o an.Ortamı sakinleştiricek en iyide yalandı.
Kime gitsem diye bir lüksüm yoktu zaten.Her zaman ki gibi iş arkadaşım,eski sevgilim,en iyi dostum yani bütün şahsi vasıfları tekelinde toplamış kişiye Zeynep'e gittim.
Kapıyı çaldım uzun uzun açmadı,ulan son paramla simit aldım amına koduğuma bak evde yok.Biraz daha vurdum kapıya.Neyse ki sonunda actı kapıyı,yüzümden önce çantama baktı.
-Yine mi kovuldun ?
-Hayır üçüncü ayın kirasıda götüme kaçmasın diye ben çıktım
-İyi gel
-Gidicek başka bir yerim yok biliyorsun
-Tamam burda kalırsın bir süre
-Sağol
Bu kızdan da ben ayrıldım,benim gibi birine çok fazlaydı çünkü.Ben hiçbir şeydim şuan ve her zaman olduğu gibi.
Gidip uyumaya devam etti,pazar sabahı yapılabilecek en iyi şeydi zaten.
Mutfakta oturdum bende bir süre sigara içip balkondan baktım,hayatımda beş yıldır degişmeyen tek şey buraydı bir süreliğine sığındığım yedek yaşamım.
Yine gidip salondaki koltukta uyudum,üzerimde yarım asırlık bir battaniyeyle.Yine uyandım bir şekilde.Düşünme vaktiydi artık para yok, ev yok,tanıdık yok,hiçbir şey o kadar yokki dayanılır gibi değil.Bu şehir de bana ait birşey yokken gitmek için bir sebebim vardı en azından.Tek çıkar yol buydu.
Otobüs bileti alabilmek için son kez işe gittim,satıp o an paraya çevirebileceğim bir bok kalmamıstı çünkü, olsaydı çalışmazdım.Telefonumu ve fotoğraf makinemi satıp içki almıştım.Akşam olunca tekrar eve gidip Zeynep'i bekledim.Çantamı kapıda görünce,nereye diye sordu.Dedeme gidiyorum.Ne yapacaksın peki orada.Bilmiyorum.Nasıl bu hale geldin sen,deyip sarıldı bana.Uzun bir sessizlik oluştu kal dese kalırdım belki de sadece onun için bile kalırdım.Yaza gelirim belki dedim.Gel dedi,ağlak bir ses tonuyla.O an sonkez sımsıkı sarıldık birbirimize.Ve ben ikici hayatıma doğru yola çıktım.

Biletimi aldım ve bekledim.Hayattaki tek akrabam ne olursa olsun bana sırtını dönmeyecek bir tek kisi vardı,dedem di oda.Beni görünce uzunca bir sarılıp ağlayacak ve tek varisi olduğum için elinde ne varsa bana bırakıcağının yeminlerini edecekti tekrar gitmeyeyim diye.Bu sefer gerçekten gitmeyeceğim zaten.Kasabadaki dükkanda akşam edip.Sonrasında bir kaç eski dostla rakı içip,kolu komşu düğünlerinde geçecekti ömrüm, ama olsundu.Üç kuruş para için kimseye boyun eğmeyecek.Sonradan görme orospu çocuğu bir patrona sahip olmayacaktım.

Hiç yorum yok: