6 Eylül 2013 Cuma

Küfür

yokluğun çok pis adamım

paslanmış gecelerin yarıları kadar

ya da kanlı çarşaflarda uyanılan 

pişmanlıkla kavrulmuş sabahlar

hem sen de iyi bilirsin ki adamım

yokluk

elin yüreğin bağlıyken

küflü zincirlerle

sevdiğinin parmakları yerine

bedeninde kayan yılanlardır


dudaklarımın arasındaki küfürsün adamım

mubahlaştırdığım günahlarım

ve lanetlediğim dualarım

en çok da

morarttığın kuytularımda 

diline usulca bıraktığım sırrım


yokluğun parçalanmış bir solucan gibi adamım

her limesi canhıraş kıvranan

ve kapkara deliklerdeki dipsiz oyuklarda

ebediyete dek hapsolan 


fakat yine de

şu biçare arzda ve semada

kederle hıçkıran tonlarca ruh içinde

tek bir çift göze diz çökmek

çok zavallıca be adamım


ama sana bunları anlatmayacağım

sen bunları bilme adamım

zifiri sevdamdaki nefreti görme

sen beni ot bil

bayat çay bil

hayatın bulansın beni içince

küfürbaz sarhoş ağzımı

hırpani üstümü başımı

kanattığım tırnaklarımı

ve kabuklarını yediğim yaralarımı bil sen

beni sen en iyisi hiç bil adamım

sen beni yok bil


4 yorum:

A. Orkun Erol dedi ki...

Satırlar arasındaki bütünlük, ruh her şeyiyle mükemmel.

Adsız dedi ki...

içimi acıttı... çok acayip bi şiir çok fena.

Adsız dedi ki...

Muhtesemsiniz her seferinde daha fazla sasirtiyorsunuz. Tebrikler daha cok bekliyoruz bu suprizleri

Adsız dedi ki...

çok çok güzel şiir..elinize saglık. hem küfür gibi ağır değil, küfürden de ağır.. 'beni bayat çay bil..'