21 Temmuz 2010 Çarşamba

isyanım var

36yı hatırladın mı? ispanya iç savaşını anlatmıyorum elbet.sana hiç dom perignon içmediğimi söylemiş miydim? bu o kadar ciddir bir mesele değil.sadece nerede yollarımızın ayrıldığından hiç bahsetmedim.sefaletin felsefesini kucağına bırakıp kaçmıştım.heleloy.hiçbir zaman doğru düzgün veda edemedim kimseye.ne günlerdi.ayak parmakların giydiğin ucu açık sandaletlerden taşmaktaydı.asfaltı yalayan pembe solucanlar gibi göründüklerini söylemiş miydim? kollektif işleyişe sahip halk oyunlarında ayrıksılaşmaktaydım ve boynum yoktu ve sen boğazlı kazaklara vurulmuştun ve o gariban sakallı mağrur gencin bakışlarına ve yırtık amerikan pabuçlarına.kendini inkar edip otoriteye inandın.seni suçlamıyorum. kaldırım taşlarının altında kumsalı aradığını fısıldardın kulağıma fakat o gün tuğlalar banka camlarına doğru yol alırken babanın krediyle aldığı fordun arka koltuğundaydın.demokrasi bir yanılsama artık. şüphem yok.zihnimdeki izlerin yavaş yavaş silinmekte. jakoben kırmızı devrim konuşmalarını şiir kitabı yapmak üzere harekete geçtim.fakat şehirde statüko için statükoya sövecek hiçbir statik matbaa yok.küfre ortak olmak istemiyorlar.halbuki çok satardı.tartışmalarımız dahi silinmekte.belki de o yüzden bunları yazıyorum.hep sormak istedim. oy pusulalarına ve reforma inanan vatanseverler insanların hangi dilde rüya gördüğünü sorgularken esperanto adamdan sayılır mı? birin bu kadar fazla sayıya bölünebildiğini benden duymak istemezdin.kimsenin ölmesinden yana değilim.sadece insan kendini yönetebilmeli.tecrübe ettiğin gibi stirner öldü ve şeker de yiyemedi .kelime köklerine hiç dikkat etmedin.sorun şu ki hiçbir ideolojik sapkınlıktan daha yeğ olduğumu iddia etmedim.bu çokça bireycilik ve birazda izolasyonla alakalı.senin bile anlayabildiğin gibi. aslında sadece bir şekilde bir tür kendim olmaya çalışıyorum.ve evet düzlüğün ortasındayız.ters böcekler duruyor.penguenler üşüyor.tospağalar dışlanıyor.kutup ayıları kola içiyor.ve evet. bunların hiçbiri romantik değil.

1 yorum:

ibrahim dedi ki...

viva la muerte mi yada viva la revolution arasinda bir secim yapmak mi yoksa cemil mericin dedigi gibi
""goethe: ya ors olacaksin ya cekic, diyor. $ark, sadi'den gandi'ye kadar aksi
kanaatte: 'yemin ederim ki dünyanin butun topraklari bir tek insanin kanini
akitmaya degmez'. kim hakli?""