24 Ağustos 2015 Pazartesi

Unuttuğum


Dünyanın duvarlarına çarpıyor bütün umutlarım,her şey ve herkes ahir zamanın kıskacı arasında.Son nefesini verirken çırpınan bir balık gibi zaman,herkes bir oltanın ucunda.Ben mi ? ben ne istiyorum ki ? Ne bekliyorum,yağmur düşerken damları ardına çocukluğumun yırtıklarından su giriyor içeriye.Koşarak uzaklaşıyorum.Arkama bile bakmıyorum.Bütün sorunlardan böyle kaçtım ben işte,okulu da böyle bıraktım zaten.Sigarayı saymazsak çoğu şeyi bıraktım sayılır.Sevmeyi,özlemeyi,yaşamayı.Elim sigaraya uzanırken, karşımda duran güzel bir kızın kalbimi gereğinden daha fazla zorlamasını unuttuğum geldi aklıma.Sonrasın da sevmeyi unuttum.Sonra çocukluğum,annem,babam,lise yıllarım geldi aklıma,bir daha aynı tadı vermeyen sofralar.Babamın dört numara gözlükleri,gereksiz merasim ve samimiyetle geçen lise yıllarım.Bir sigara daha yaktım çünkü özlemeyi unuttuğum geldi aklıma.Başın dik gezebilmeyi özlediğim,zihnimi tırmalayan anlamsızlıkların acıları geldi sonra.Bir dost sesine hasret oluşum.Tek başına kadehi masaya vuruşum,samimiyetsizlikten uyuşan ellerim,içten bir kelama duyduğum hasretin eksikliği.Son sigaramdaki o acı tat geldi aklıma,Sonrasında yine yaşamayı unuttuğum.

2 yorum:

Gülen Kadın dedi ki...

Lise yılları.. Takım elbiseli simsiyah saçları gözleri olan bir genç geldi aklıma, delikanlı değil,genç bir adam. Öyleydi çünkü,daha şimdiden üzerine sinmişti sanki adamlık.Yüzünde geleceği biriktirmiş meğer,şimdi anlıyorum o meczup ifadeyi.

Gülen Kadın dedi ki...

Lise yılları.. Takım elbiseli simsiyah saçları gözleri olan bir genç geldi aklıma, delikanlı değil,genç bir adam. Öyleydi çünkü,daha şimdiden üzerine sinmişti sanki adamlık.Yüzünde geleceği biriktirmiş meğer,şimdi anlıyorum o meczup ifadeyi.