6 Mayıs 2015 Çarşamba

Kalbimin dağları

Uygun anı beklemekle geçiyor hayat.İnsan,zamanla pusuda avını bekleyen canavara dönüşüyor.Her şeyden vazgeçe vazgeçe bir başkasına dönüştüğüne haberi olmuyor kimsenin.Haberi olmuyor ki uzun bir süre görülmeyen herkes birden bire sen ne kadar zayıflamışsın,ne kadar değişmişsin gibi safsatalardan bahsediyor.Kendi yokken neler yaşamışsın hiç umrumda olmuyor,herkes herkesi bıraktığı gibi bulmak istiyor.Ben de bu yüzden bu yağmurlu günde kapındayım,tekrar aynı cümleleri kurma konusunda tedirginim biraz.Onun için gidip biraz içki içtim,merdivenleri çıkarken bile provalar yaptım.Repliklerimi bir bir ezberledim ama sen kapıyı açınca sıfırlandı birden her şey.Hiç konuşmadan birbirimize baktık otuz saniye kadar,sen titreyen sesinle hoş geldin dedin,ben vücuduma ağır gelen bedenimle hoş bulduk dedim.Pek hazırlanmamıştım sanırım ,sen kahve yapmaya giderken tekrar konuşmamı gözden geçirdim.Şimdi ise dönüşü olmayan yollara girmekten korkuyorum,hayat akıp giderken gerçek olmayan her şeyin bana halüsinasif hayaller yaşatmasından.Aslında gerçek olan her şeyi kaybetmekten korkuyorum.Bir anlık gafletle edilen sözlerden sonra giden herkesin,ani gelişi karşısındaki dağınıtlığımdan korkuyorum.Toparlanması zor olan geçmiş günleri tekrarlamak istemiyorum.

Kahveleri getirip sigara uzattığında hala aynı sigarayı içiyor olmana bile sevindim.Sanki ilk defa geliyormuşum gibi baktım salona meraklı gözlerle,duvarda hala benim astığım saat duruyordu.O ara gereksiz sohbetler ettik,ta ki sen ben nişanlandım diyene kadar.Bir süre belli etmemeye çalıştım ama sen ardarda içilen üçüncü sigarada anlamıştın bir terslik olduğu.Sen belki de bana gözlerinle neden bu kadar geç kaldın demiştin,cevap verememiştim ben.Gitmem lazım deyip erkenden kalkmıştım.Halbu ki ben o akşam İstanbula temelli dönmüştüm.Bir süre kalıp tekrar gittim ama.Bu mektubu da şimdi yazmadım zaten uzun zamandır bu anı bekliyordum.O an içimden gelen seni seviyorum sözcüğü tüm bencilliğiyle bu güne kadar bekledi.Bir kere daha göremedim seni bir daha uygun anı bekleyemedim,insan tuhaf meselelerin peşine düşüyor böyle zamanlarda.Dinamitle patlatılan bir bina gibi yıkılıyor hayalleri, enkaz altında kalan yakınlarını arıyor yüreğinde.Hala bulamasa da.

Hiç yorum yok: