3 Mart 2015 Salı

kendimi zamana bırakamıyorum, bıraksam çok üzüleceksiniz

ikimiz beraber bir kavgaya tutuşuyoruz
acının getirdiği her kelimenin ağırlığı kedinin üstünde
kedi miyavlar, belki ağlar, sen üzülürsün
ben pek umursamıyorum her zamanki halim

ikimiz beraber bir balkona tutunuyoruz
düşeceğimizden değil de maksat heyecan yaratmak
temmuz ortası, gözlerin deniz, saçların onun dalgası
terliklerimden çıkan sese bile sinir oluyorsun, hakkın var
o haldeyiz, türk filminde belkiyiz
öyle vahim durumlar tarlası

ikimiz beraber bir evde oturuyoruz
üçüncü senemiz, yeni doldurmuşuz
kendi çalışma odalarımız var ve kendi tuvaletlerimiz
sosyallikten anladığımız şeyler
bencillikle süslenmiş, ev eşyası haline getirilmiş
uyuşturucu deneyimlerimiz

ikimiz beraber bir telefon bekliyoruz
fakat numaralarımız ayrı
kafanın içinde, ikimiz için de
büyük savaşlar verdin
yenilmedin de biraz gerildin diyorum
anlarsın, gözlerine baksam pek de kızmazsın
bakmama izin vermiyorsun

ikimiz beraber bazı arkadaşlara küsüyoruz
intikam istiyorum ey insanlık ama kendimden
beni yalnız bırakın, demek ki yalnız bırakılmam lazım
bir kere de doğruyu yaparak üzeyim insanlığı
bir kere de duyurlı bir vatandaş olarak isteneyim yanınızda
ya da doğum günlerinizde, cenazelerinizde, isteyerek bulunayım
bulunayım ki öyle büyük bir intikam alayım
geçmişimden, geleceğimden
atamadığım adımlar yarın abimlerin geleceğinden
yoksa ne duracağım,
ben mi duracağım
sen benim durduğumu hiç gördün mü

Hiç yorum yok: