sen kaidesi kırılgan bir Rus tüfeği
ben ise tanıdık bir şarkısı bulunmayan isminde ki z harfi gibi
usulsüz
usulsüz sev beni
merdivenlerimi çık
kapılarımı kır
hissedemeyebiliriz
çünkü bilenler bilir
yapma çiçekler
sadece tüccarların elinin süsüdür
yalvarırım unut parayı ve moderniz mi
ben sadece korkutucu kıvrımlara sahip bir erkek değilim
sana "tu" diyebilmek
anlamsız bir an içindeysek
ya Almanya'da bir Bechett oyunu izliyoruz güzelim
yada İstanbul'da bir otobüsteyiz
beni kır
beni anlama pahasına kır
kes
beni sevebilmek için kes
saçlarım elinde dökülüp giderken
ben ruhsuz düşüşlerin kadim hakimi olmaya devam edeceğim
gel
gel de seni dudağımda ki kesiğe sır edeyim
klarnetin sesi kapıyı kapattı
demirin demiri sikiş sesi
kaçma
merdivenlerimi çık
kapılarımı yık
beni dört nala ölüme koşan bir atın sağduyusundan yakala
çünkü atlar güzelim
dünyayı dinlemeyi bilen
yoldaşlarımız
ola ki
unutma
unutmadık
kır beni
üç oktavlı bir ses gibi
şiirim bitmez
bitirme beni
ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Eylül 2013 Çarşamba
27 Haziran 2013 Perşembe
avuç içinde ki portakalın türküsü
Dudağın kenarına yay kurulmuş
Yine kimi vuracaksın
Ve ben ne kadar gamsızım suratına baktıkça
Bundan haberin olmasa da
-Şair burada ne demek istedi-
İşte sana bir belirsiz konu başlığı daha
Sor bakalım şaire
Yada her neyse
Biliyor muymuş ne demek istediğini?
Oysa ki güzelim
Şiir
Ne demek istediğini bilmemektir
İnsan konuşur
Der ki şuram ağrıyor, karnım aç yada ölüyüm
Bu ne demek istediğini bilmektir
Oysa sen hiç duydun mu koskoca adamların
İçimde kuşlar var
Ne mutlu blues öptü bizi
Bir köprü var içimde, insanların atlamak için sıraya girdiği
Diye diye
Duymadın, görmedin elbet
Geç karşılaştık Londra'da
Yahut başka bir kentte
Cüssesi büyük adamların
Şiir olmasına izin vermezler
Reçel sürülmüş ekmek yemezler mesela onlar
Korkamazlar gecelerden
ve bir kadın gibi tatlı tatlı düş kuramazlar
Bir kadında küfretmez mesela trafikte
Yahut bir çocuk bir hayli ciddi aşkını ilan edemez
İşte bunlar hep yazısız yasaklar
Birde öpüşemez
İki kişi
Erkek yahut kadın
Sokak ortasında
Bakarlar
Bakmak ne korkunç bir eylemdir
-Şair burada ne demek istedi-
Bunu ancak sen bil
Bu şiiri yazmamak için elim titriyor
Ve ben
Bir salkım söğüte sarılır gibi
sarılıyorum sana
Yine kimi vuracaksın
Ve ben ne kadar gamsızım suratına baktıkça
Bundan haberin olmasa da
-Şair burada ne demek istedi-
İşte sana bir belirsiz konu başlığı daha
Sor bakalım şaire
Yada her neyse
Biliyor muymuş ne demek istediğini?
Oysa ki güzelim
Şiir
Ne demek istediğini bilmemektir
İnsan konuşur
Der ki şuram ağrıyor, karnım aç yada ölüyüm
Bu ne demek istediğini bilmektir
Oysa sen hiç duydun mu koskoca adamların
İçimde kuşlar var
Ne mutlu blues öptü bizi
Bir köprü var içimde, insanların atlamak için sıraya girdiği
Diye diye
Duymadın, görmedin elbet
Geç karşılaştık Londra'da
Yahut başka bir kentte
Cüssesi büyük adamların
Şiir olmasına izin vermezler
Reçel sürülmüş ekmek yemezler mesela onlar
Korkamazlar gecelerden
ve bir kadın gibi tatlı tatlı düş kuramazlar
Bir kadında küfretmez mesela trafikte
Yahut bir çocuk bir hayli ciddi aşkını ilan edemez
İşte bunlar hep yazısız yasaklar
Birde öpüşemez
İki kişi
Erkek yahut kadın
Sokak ortasında
Bakarlar
Bakmak ne korkunç bir eylemdir
-Şair burada ne demek istedi-
Bunu ancak sen bil
Bu şiiri yazmamak için elim titriyor
Ve ben
Bir salkım söğüte sarılır gibi
sarılıyorum sana
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)